26 Aralık 2014 Cuma
gel barışalım
seni çok eskiden tanırım.
sen de beni bilirsin.
ne zaman bu kadar küstük?
nasıl bu hale geldi herşey hatırlamıyorum bile.
beni istemediğini bile hayal meyal hatırlıyorum.
ben de seni istemedim tabi ki. hem sen kim oluyorsunkiydi de beni istemiyordun.
amaaaan neyse dedim.
bastım gaza çıktım gittim.
istediğim gibi (ya da istemediğim gibi) yaşadım.
yaşamayı başarabildim.
acılarımı kanırttım.
keyfimi bozmamak için kendime bile dürüst olmadım.
PİŞMAN DEĞİLİM.
öyle gerekiyordu dedim kestirip attım.
attım gitti.
çoktaaaaaan bitti.
üzerinden çok zaman geçti.
bi gün yaşadıklarımızı hatırladım. içim ısındı.
güldüm bazılarına.
beni ne kadar mutlu ettiğin anlar varmış hatırladım.
ama hemen de kızdım. sonra özledim ama kızdım da biraz.
özledim de yine.
napıyosun diye utanmadan sormak görmek karşına oturmak istedim.
ama kızgındım hala.
kendime geldim.
tuvalete gittim.
elimi yüzümü yıkarken göz göze geldim.
karşındaydım işte.
hıçkırarak sarılmak istedim. kızgın kızgın sarılmak istedim sana.
sen hala domuz gibi bana bakıyordun.
sen aynadan hiç istifini bozmadan bana baktın.
bir garip durum vardı.
sevgini hissettim.
sende kırgındın.
ama tekrar seni gördüğüme sevinirken bana hep değer verdiğini anladım.
barışmıştık ama sarılmamıştık.
olsundu.
olmuştu bile.
hoş geldim kendime.
hoş buldum kendimi.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)